ALisans ve Lisansüstü Öğrencilerimize özelNLisans ve Lisansüstü Öğrencilerimize özel SLisans ve Lisansüstü Öğrencilerimize özelALisans ve Lisansüstü Öğrencilerimize özelYLisans ve Lisansüstü Öğrencilerimize özelFLisans ve Lisansüstü Öğrencilerimize özelA

Lisans ve Lisansüstü Öğrencilerimize özel

 

Lisans ve Lisansüstü Öğrencilerimize özel


Lider, yenilikçi, girişimci..

Lisans ve Lisansüstü Öğrencilerimize özel www.biyoteknoloji.gen.trLisans ve Lisansüstü Öğrencilerimize özel mehmet.babaoglu@selcuk.edu.tr Lisans ve Lisansüstü Öğrencilerimize özelmehmet.babaoglu@karatay.edu.trLisans ve Lisansüstü Öğrencilerimize özel

SİTE TANITIMI

Biyoteknoloji hayatımızı her yönden etkilemeye başlamıştır. İnsan, hayvan, bitki, mikrobiyal ve gıda biyoteknolojisi gibi çeşitli uygulama alanları vardır. Bitki biyoteknolojisiyle ilgili olan bu site tamamen eğitim amaçlıdır. Çünkü Türkiye genelinden her gün en az 3-5 ortaöğretim veya yükseköğretim öğrencisi veya diğer ilgililer e-posta veya telefonla doku kültürü veya genetik mühendisliği konularında bilgi talep etmektedir. Elimizden geldiğince tüm sorulara cevap vermeye çalışmakla birlikte bu cevapların tatmin edici olup olmadığı belli değildir. O nedenle bu tür bir site gerekli hatta zorunlu olmuştur. Zaten bu taleplere cevap vermek üniversitelerin görevlerinden birisidir.

Sitede Biyoteknoloji sayfası altında Doku kültürü ve Genetik mühendisliği olarak 2 ayaktan oluşan bitki biyoteknolojisinin genel tanımları yapılmakta, uygulama alanları anlatılmakta her ayakla ilgili bilgiler ayrı ayrı alt sayfalarda detaylı olarak verilmektedir. Türkiye'de genel olarak en fazla uygulaması olan doku kültürü işlemleri bakımından bile öğrenci, sanayi ve tarım kesiminde önemli bilgi eksikliklerinin olduğu görülmektedir. Bir çok ticari şirket de fide, fidan, soğan, mini, mikro yumru vb. üretimini doku kültürü ile yapmak istemekte, uygun laboratuvar alt yapısı kurmak ve bilgiye ulaşmada sıkıntı çekmektedir. Bunların olmaması durumunda ihtiyaçlar ithalatla karşılanmaktadır. Bir çok süs bitkisi, fide, fidan vb. hatta akvaryum su altı bitkileri bile halen ithal edilmektedir. Halbuki doku kültürü sistemleri yeterince uygulanabilse bu kalemlerin ithalatı önemli ölçüde azalacaktır. Dahası yeni iş imkanları ortaya çıkacak, üretimden nakliye ve son müşteriye hareket gelecektir. Bu sadece bir alandır. Biyoteknolojinin uygulanabileceği bir çok benzer alan vardır.

Bitki Biyoteknolojisi eğitimi amacına hizmet edebilmek için 2000'li yılların başında Editör olarak Ankara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Sebahattin Özcan, Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ekrem Gürel'le birlikte Bitki Biyoteknolojisi Cilt I ve Cilt II olmak üzere 2 adet eseri Türkiye'ye kazandırmanın ve bu kitapların gördüğü ilginin hazzını yaşamaktayız. Kitaplara Türkiye'den alanında uzman 30'un üzerinde bilim adamı bölüm yazarak katkıda bulunmuştur. Bu yazarlarımıza bir defa daha teşekkür eder, Türkiye'de bitki biyoteknolojisine önemli katkı yaptıklarını düşünüyoruz. Kitaplar sayfasında Bitki Biyoteknolojisi Cilt I: Doku Kültürü v Uygulamaları, Cilt II: Genetik Mühendisliği ve Uygulamaları adlı kitapların ve yakın alanda yeni çıkan diğer kitapların tanıtımı yapılmaktadır. Bitki Biyoteknolojisi kitaplarının her 2 cildi de Türkiye genelinden yoğun talep görmüş, 2. baskılarını yapmıştır. Fakat 2. baskılar da tükenmiştir. Şu anda kitapların genişletilmiş yeni baskıları üzerinde çalışmalar yapılmaktadır. Yeni baskıların 2010 yılında çıkacağı tahmin edilmektedir.

Genetik mühendisliği tekniklerinin tarımda en çok uygulandığı konular bitkilerin (kültür veya yabani) birbirleriyle akrabalık derecelerinin tespit edilmesi, ıslaha destek için markör geliştirme çabaları, bazı bitki türlerine gen transferi protokollerinin geliştirilmesi ve uygulanması gibi konular halen Türkiye'de akademik seviyede çalışılmaktadır. Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GMO=GDO) için analiz laboratuvarları daha yeni oluşturulmaya başlanmıştır. Tabi hedefimiz kendi biyoteknoloji alt yapımızı geliştirmek, biyoteknolojiyle gen kaynaklarımızın genetik tanımlaması, bu kaynaklara ait genlerin izolasyonu, klonlanması ve patentlenmesi ile kaynaklarımızın muhafazası olmalıdır. Kamuoyunda biyoteknoloji maalesef sadece GDO'dan ibaret gibi anlaşılmaya başlanmıştır. GDO karşıtlığı biyoteknoloji karşıtlığına dönüşmek üzeredir. Bu konu GMO-GDO tartışması sayfasında işlenmektedir. Bu konuda büyük bilgi eksikliği olduğu görülmektedir. Halbuki GDO'lar biyoteknolojik tekniklerle gerçekleştirilen işlemlerden sadece birisidir. Biyoteknolojinin diğer uygulamaları Biyoteknoloji sayfasında işlenmiştir. Biyoteknoloji hepimize lazım olacaktır.

Türkiye'de gübreler ve gübreleme konusunda büyük yanlışlıkların olduğu bir gerçektir. Tarımsal üretim bu açıdan önemli zararlar görmektedir. Bazı bölgelerde bitki besin noksanlığı görülmekte, bazı bölgelerde ise toksik seviyelerde bulunan bazı elementler üretimi sınırlamaktadır. Toprak analizlerine göre gübrelemenin önemi daha son yıllarda anlaşılmaya başlanmıştır. Hem gübre üretimi (biyogübreler) hem de gübrelerden etkin faydalanabilen bitkilerin geliştirilmesi için biyoteknolojinin katkısı inkar edilemez bir gerçektir. Bu sitede daha çok besin elementleri ve bitkilerce alım mekanizmalarının biyoteknolojiyle ilişkileri üzerinde durulacaktır. Örneğin; demir (Fe) noksanlığı şartlarında daha az olumsuz etkilenen bitkiler ile toksik seviyede element (örnek: bor ve ağır metaller) içeren topraklarda yetiştirilen bitkilerin daha az zarar görmesi gibi konuların çoğu genetik mekanizma ile ve sonuçta biyoteknoloji ile ilişkilidir. Bu sitede demir, çinko elementleri ve özellikle bor (B) elementi üzerinde durulacaktır.  Yaklaşık 9 yıldır bor elementi (B) ve bitkilerce alımı üzerine çalışmaktayız. ABD California Üniversitesi'nden Prof. Dr. Norman Terry ile bu alanda işbirliği yapmaktayız.  Halen bor elementini kökleriyle almayan veya aldığı halde bordan zarar görmeyen bazı bitki türlerini tespit etmiş durumdayız. Temelde borla ilgili olmak üzere diğer element ve gübrelerle ilgili konular Bor ve element alımı sayfamızda detaylı işlenmektedir.

Türkiye küresel iklim değişikliğinden önemli ölçüde etkileniyor gözükmektedir. Yağışlar azalmakta ve dengesizleşmekte, ortalama sıcaklıklar artmaktadır. Bu olumsuz etkiler daha çok Çukurova, Ege ve İç Anadolu Bölgelerini etkilemektedir. Bu üç bölge Türkiye tarımsal üretiminde olmazsa olmaz bölgeler arasındadır. İç Anadolu Bölgesi'nde tahıl ambarı olan Konya İli'nde ambar küçülmeye başlamıştır. %85'i tarımsal üretimde kullanılan suyun temini, yönetimi ve tarımsal üretimin yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Bitki biyoteknolojisiyle çalışanların kuraklık başta olmak üzere diğer abiyotik (tuz, element vb.) şartlara tolerans üzerinde yoğunlaşması gerekmektedir. Türkiye için kuraklık ve diğer stres şartlarına karşı tolerans çalışmaları araştırma alanının artık öncelikli alanı olmalıdır. Doğal kaynaklarımızın (bitkisel, hayvansal ve doğal güzellikler vb.) da korunması ve biyoteknolojik koruma çalışmalarına acilen başlanması gerekmektedir.

Tüm Avrupa kıtasında 3000 adet endemik bitki mevcutken sadece Türkiye'de endemik bitki sayısı 2500 civarındadır. Bunlardan yaklaşık 110 civarında tür sadece Konya ili civarında bulunmaktadır. Bu türlerin korunmasında biyoteknolojik muhafaza tek seçenek olarak kalmıştır.

Bu siteyle temel amaçlarımız Türkiye’nin biyoteknolojiden faydalanabilmesi için gerekli bilgi alt yapısını sağlamak ve sonuçta Anadolu’ya has bitki gen kaynaklarımızın korunması, tarıma ve endüstriye kazandırılması, gıda güvenliğinin sağlanması, enerji ihtiyacının karşılanması, biyoteknolojik ürünlerde dışa bağımlılıktan kurtulmak için bitki biyoteknolojisi alanında bilgilendirme sağlamak ve çalışmaktır. Bunlara hizmet etmek için ilgili öğrencilere destek olmak ve diğer amatör veya ticari ilgililer ile üreticilere temel bilgiler vermek gerekmektedir. Çünkü bilgi paylaştıkça çoğalacaktır.

Bu Site konuyla ilgili HERKESE AÇIKTIR. Burada verilen bilgilerin dışında bilgi talebi olanlar hiç çekinmeden İletişim kısmında verilen adreslerden bizlere ulaşabilirler. Sitemize öneri ve katkılar da dikkatle takip edilecektir. Siteden alınacak tüm bilgiler www.biyoteknoloji.gen.tr adresine atıfta bulunulması durumunda serbestçe kullanılabilir. Takdir sizlerindir.

ÖNEMLİ NOT

Aralık 2009'dan itibaren KTO Karatay Üniversitesi (www.karatay.edu.tr) Kurucu Rektörlük görevine getirilmiş bulunmaktayım. Bu üniversite Konya'da TOBB-ETU benzeri misyonla Konya Ticaret Odası Vakfı tarafından 2009 yılında kurulmuş bir vakıf üniversitesidir. Üniversite bünyesinde Mühendislik Fakültesi içinde biyomühendislik ve gıda mühendisliği bölümü 2010 ve 2011 yıllarında açılacaktır. Bu alanlarda birikimi olan, yabancı dil bilenler başvurabilirler.

Ocak 2010

Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu

Mehmet Babaoğlu- Biyografi ve Akademik Faaliyetler (Biography and Academic Activities)**

Mehmet Babaoğlu 1965 yılında Konya İli Hüyük İlçesi’nde doğdu. İlk ve orta eğitimini Konya’da tamamladı. Lisans eğitimini Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü’nde bitirdi (1987). Selçuk Üniversitesi (S.Ü.) Ziraat Fakültesi'nde Araştırma Görevlisi olarak göreve başladı (1989). Yüksek lisans çalışmasını S.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü'nde tamamladı (1991).

Doktora (Ph.D) çalışmasını 1992-1997 yılları arasında İngiltere, The University of Nottingham'da tamamladı. Vatani görevini 2000 yılında İzmir'de yaptı, aynı yıl doçent oldu. Haziran 2006’da S.Ü. Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Anabilim Dalı’na profesör olarak atandı.

Öğrenci Lisans Stajını 1986 yılı (Ağustos-Eylül) Almanya Justus Von Liebig Üniversitesi, Institute für Pflanzenbau und Pflanzenzuchtung’da yaptı. 1998 Eylül-Ekim aylarında International Center For Advanced Mediterranean Agronomic Studies, Mediterranean Agronomic Institute, Bari, İtalya’da Organik Tarım Kursuna katıldı. Avrupa'da birçok ülkede (İngiltere, Almanya, İtalya, Fransa, Slovenya, İsviçre) incelemelerde bulundu.

2001-2008 yılları arasında S.Ü. Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü’nde Bölüm Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. Halen aynı bölümde Öğretim Üyesi olarak görevine devam eden Babaoğlu, tamamı 750 sayfa ve iki cilt halinde yayınlanan (Cilt I ve Cilt II) Bitki Biyoteknolojisi adlı Türkçe kitapların üç editöründen birisidir. TÜBİTAK bilimsel dergileri (Botanik, Tarım) ve Uluslararası birçok dergi (Plant Cell Reports, Plant Physiology, Naturwissenschaften, New Zeland Journal of Crop and Horticultural Science, Journal of Agronomy, Journal of Plant Sciences) ile Konya Life Dergisi’nde hakemlik veya yayın kurulu üyeliği yapmaktadır. Çok sayıda TÜBİTAK, TTGV ve DPT proje hakemlik panelinde, ulusal ve yerel yazılı ve görsel basında yer almıştır. Tarım Bakanlığı'nın 2009 yılı Genetiği Değiştirilmiş Gıdalarla ilgili yönetmelik çerçevesinde oluşturduğu 91 kişilik uzman listesinde M. Babaoğlu da yer almaktadır.

Mehmet Babaoğlu’nun Uluslararası 17 adet makalesi, 8 uluslararası kongre bildirisi olmak üzere 25 Yurtdışı, 4 Türkçe kitap editörlüğü, birisi İngilizceden çeviri olmak üzere 7 Kitap Bölüm Yazarlığı, 25 Ulusal bilimsel Dergilerde makale, 40 Ulusal kongre, sempozyum ve panel bildirisi akademik faaliyeti bulunmaktadır. Ayrıca çeşitli ulusal bilimsel toplantı ve panel düzenleme görevinde bulunmuştur. Yurtiçi destekli 14 projede görev almış, devam eden 2 projesi mevcuttur. Ulusal ve uluslararası yayınlarına alınan uluslararası atıf sayısı 50 civarındadır.

California Üniversitesi- Berkeley'den Prof. Dr. Norman Terry, İngiltere Nottingham Üniversitesi’nden Dr. Mike Davey, Almanya Heidelberg Üniversitesi’nden Prof. Dr. Michael Wink ile akademik işbirliği yapmış veya yapmakta, Erasmus Programları aracılığıyla çeşitli AB ülkeleriyle işbirliği içindedir. Erasmus programı çerçevesinde Selçuk Üniversitesi’ne gelen öğrencilere “EU Common Agricultural Policy and Turkey” adlı dersi İngilizce vermektedir.

Mehmet Babaoğlu, 2002-2004 yıllarında Selçuk Üniversitesi Konya Teknokenti’nin kuran istişare kurulunda yer almış,  2005 ve 2007 yıllarında farklı TBMM Araştırma komisyonlarına talep üzerine bilgilendirmeler yapmıştır. 2007'de Konya İli, Beyşehir Gölü’nün Sorunları ve Çözüm önerileri adlı Konya İl Genel Meclisi raporunun editörlüğünü yapmıştır. Konya İli ve civarında 100’ün üzerinde köy, kasaba, ilçe ve şehir toplantılarında kırsal tarımsal kalkınma amaçlı faaliyet yapmıştır.

Son 4 yıldır Selçuk Üniversitesi Akademik Değerlendirme ve Kalite Geliştirme Kurulu (SÜADEK) ve S.Ü. Stratejik Planlama Kurulu Üyeliği görevlerini de yürütmektedir. Üniversite’nin Avrupa Üniversiteler Birliği (EUA) üyesi olması için öz değerlendirme raporunun hazırlanmasında katkı yapmıştır.

2006-2010 yılları arasında  kırsal kalkınma ve tarım alanında Konya İl Özel İdaresi’nin danışmanlığını yapmıştır. Son yıllarda artan kuraklık ve iklim dengesizliği nedeniyle Konya-Karaman, Aksaray, Niğde illerini kapsayan Kapalı Havzası’nda küresel iklim değişikliği kaynaklı kuraklıkla mücadele ve tarımsal olarak yapılması gerekenler konusunda özel gayretler göstermekte, ova ve dağlık alanlarda kırsal kalkınma amaçlı organik tarım modelinin ve kapalı havzada rekabetçi tarımın yaygınlaştırılması çalışmalarına katkıda bulunmaktadır.

Ağustos-Eylül 2008 döneminde Karaman Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi kurucu rektörlüğü için YÖK tarafından Cumhurbaşkanlığı'na gönderilen 3 kişilik listede rektör adayı olarak yer almıştır.

Halen Konya İli'ndeki tarımsal kuruluşlarla (DSİ, Tarım Reformu, İl Özel İdaresi, İl Tarım, İl Çevre-Orman ve STK'lar) işbirliği içinde KOP Tarım Eylem Planı'nın hayata geçirilmesi amacıyla koordinatörlük yapmaktadır. Bu çalışmalar DPT'nin 4 Eylül 2009'da KOP Bölgesi Eylem Planı hazırlanmasının başlamasına öncülük etmiştir. Bu anlamda en büyük eksikliği hissedilen uygulamalı çiftçi eğitimleri konusunda ABD IOWA State Üniversitesi ile ortak proje hazırlama çalışmalarına devam etmektedir.

M. Babaoğlu Tarım Bakanlığı'nın 2009 yılı Genetiği Değiştirilmiş Gıdalarla ilgili yönetmelik çerçevesinde oluşturduğu 91 kişilik uzman listesi ile2009 yılı sonunda Ziraat Fakültelerinin yeniden yapılandırılması ile ilgili oluşturulan YÖK Komisyonunda da yer almaktadır.

Aralık 2009'da Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Kurucu Rektörlüğüne atanmış, halen bu görevi yürütmektedir.

Evli ve 4 çocuk babası olup, iyi derecede İngilizce, temel seviyede Almanca bilmektedir.  

Konya, Ocak, 2010

http://www.karatay.edu.tr - E-posta: mehmet.babaoglu@karatay.edu.tr

Mevcut adres: KTO-Karatay Üniversitesi Rektörlüğü-Konya  Tel: 0332 351 2929- 221 5267

Önceki adres: Selçuk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, 42075 Kampüs, Konya, Türkiye
E-posta:
mehmet.babaoglu@selcuk.edu.tr

Kişisel Web Siteleri: http://www.biyoteknoloji.gen.tr - http://www.mehmetbabaoglu.gen.tr

 



'Açık Yürekle Konuşan Düşman İçten Pazarlıklı Dosttan İyidir'

Dün yaptığınız şey size hala çok iyi gözüküyorsa, bugün yeterli değilsiniz demektir (Earle Wilson)

 

Güncelleme: Şubat, 2010

© Copyright -Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu - www.biyoteknoloji.gen.tr- www.mehmetbabaoglu.gen.tr 

7 Kasım  2007'den itibaren