![]() A ÖNEMLİ DUYURULAR 2009-2011 yılların arasında rektörlük görevi ve sonrasında 2011 Ekim ayında KOP İdaresi Başkanlığı'na atanmam nedeniyle biyoteknoloji ve bor alanında akademik çalışmalara ara vermiş bulunmaktayım. ** Biyoteknoloji alanında akademik sorularınızı S.Ü. Ziraat Fakültesi'nden Yrd. Doç. Dr. Mustafa Yorgancılar ile Dr. Emine Atalay'a yöneltebilirsiniz. ** Bitki Biyoteknolojisi kitapları (Cilt I ve Cilt II) tükenmiştir. Yeni baskılarının kısa zamanda çıkması mümkün gözükmemektedir. O nedenle bu sitede verilen kitap temin adresleri geçerli değildir. ** KOP Bölgesi olan Aksaray, Karaman, Konya ve Niğde İlleri'nin bölgesel kalkınması amaçlı proje ve fikir önerileri olanlar bize yazabilirler. ** Konya Ticaret Borsası ve KOP İdaresi Başkanlığı işbirliğiyle: Tasarruflu Sulamada Yeni Teknoloji: Terleme Sulama Sistemleri Paneli (22 Kasım 2011, Saat 09:00- Konya Ticaret Borsası) ** Dünyada tarım ve ilgili alanlarda akademik bölümler ve lisans programları: Lisans programlarımızı çeşitlendirmeliyiz- YÖK Raporu ** Mehmet Babaoğlu Ekim 2011 |
SİTE TANITIMI Biyoteknoloji hayatımızı her yönden etkilemeye başlamıştır. İnsan, hayvan, bitki, mikrobiyal ve gıda biyoteknolojisi gibi çeşitli uygulama alanları vardır. Bitki biyoteknolojisiyle ilgili olan bu site tamamen eğitim amaçlıdır. Çünkü Türkiye genelinden her gün en az 3-5 ortaöğretim veya yükseköğretim öğrencisi veya diğer ilgililer e-posta veya telefonla doku kültürü veya genetik mühendisliği konularında bilgi talep etmektedir. Elimizden geldiğince tüm sorulara cevap vermeye çalışmakla birlikte bu cevapların tatmin edici olup olmadığı belli değildir. O nedenle bu tür bir site gerekli hatta zorunlu olmuştur. Zaten bu taleplere cevap vermek üniversitelerin görevlerinden birisidir. Sitede Biyoteknoloji sayfası altında Doku kültürü ve Genetik mühendisliği olarak 2 ayaktan oluşan bitki biyoteknolojisinin genel tanımları yapılmakta, uygulama alanları anlatılmakta her ayakla ilgili bilgiler ayrı ayrı alt sayfalarda detaylı olarak verilmektedir. Türkiye'de genel olarak en fazla uygulaması olan doku kültürü işlemleri bakımından bile öğrenci, sanayi ve tarım kesiminde önemli bilgi eksikliklerinin olduğu görülmektedir. Bir çok ticari şirket de fide, fidan, soğan, mini, mikro yumru vb. üretimini doku kültürü ile yapmak istemekte, uygun laboratuvar alt yapısı kurmak ve bilgiye ulaşmada sıkıntı çekmektedir. Bunların olmaması durumunda ihtiyaçlar ithalatla karşılanmaktadır. Bir çok süs bitkisi, fide, fidan vb. hatta akvaryum su altı bitkileri bile halen ithal edilmektedir. Halbuki doku kültürü sistemleri yeterince uygulanabilse bu kalemlerin ithalatı önemli ölçüde azalacaktır. Dahası yeni iş imkanları ortaya çıkacak, üretimden nakliye ve son müşteriye hareket gelecektir. Bu sadece bir alandır. Biyoteknolojinin uygulanabileceği bir çok benzer alan vardır. Bitki Biyoteknolojisi eğitimi amacına hizmet edebilmek için 2000'li yılların başında Editör olarak Ankara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Sebahattin Özcan, Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ekrem Gürel'le birlikte Bitki Biyoteknolojisi Cilt I ve Cilt II olmak üzere 2 adet eseri Türkiye'ye kazandırmanın ve bu kitapların gördüğü ilginin hazzını yaşamaktayız. Kitaplara Türkiye'den alanında uzman 30'un üzerinde bilim adamı bölüm yazarak katkıda bulunmuştur. Bu yazarlarımıza bir defa daha teşekkür eder, Türkiye'de bitki biyoteknolojisine önemli katkı yaptıklarını düşünüyoruz. Kitaplar sayfasında Bitki Biyoteknolojisi Cilt I: Doku Kültürü v Uygulamaları, Cilt II: Genetik Mühendisliği ve Uygulamaları adlı kitapların ve yakın alanda yeni çıkan diğer kitapların tanıtımı yapılmaktadır. Bitki Biyoteknolojisi kitaplarının her 2 cildi de Türkiye genelinden yoğun talep görmüş, 2. baskılarını yapmıştır. Fakat 2. baskılar da tükenmiştir. Genişletilmiş yeni baskıları üzerinde çalışmalar yapılmış ancak baskı aşamasına geçilememiştir. Kısa vadede baskının yapılması mümkün gözükmemektedir. Genetik mühendisliği tekniklerinin tarımda en çok uygulandığı konular bitkilerin (kültür veya yabani) birbirleriyle akrabalık derecelerinin tespit edilmesi, ıslaha destek için markör geliştirme çabaları, bazı bitki türlerine gen transferi protokollerinin geliştirilmesi ve uygulanması gibi konular halen Türkiye'de akademik seviyede çalışılmaktadır. Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GMO=GDO) için analiz laboratuvarları daha yeni oluşturulmaya başlanmıştır. Tabi hedefimiz kendi biyoteknoloji alt yapımızı geliştirmek, biyoteknolojiyle gen kaynaklarımızın genetik tanımlaması, bu kaynaklara ait genlerin izolasyonu, klonlanması ve patentlenmesi ile kaynaklarımızın muhafazası olmalıdır. Kamuoyunda biyoteknoloji maalesef sadece GDO'dan ibaret gibi anlaşılmaya başlanmıştır. GDO karşıtlığı biyoteknoloji karşıtlığına dönüşmek üzeredir. Bu konu GMO-GDO tartışması sayfasında işlenmektedir. Bu konuda büyük bilgi eksikliği olduğu görülmektedir. Halbuki GDO'lar biyoteknolojik tekniklerle gerçekleştirilen işlemlerden sadece birisidir. Biyoteknolojinin diğer uygulamaları Biyoteknoloji sayfasında işlenmiştir. Biyoteknoloji hepimize lazım olacaktır.
Türkiye'de gübreler ve gübreleme konusunda büyük
yanlışlıkların olduğu bir gerçektir. Tarımsal üretim bu açıdan
önemli zararlar görmektedir. Bazı bölgelerde bitki besin
noksanlığı görülmekte, bazı bölgelerde ise
toksik
seviyelerde bulunan bazı elementler üretimi sınırlamaktadır.
Toprak analizlerine göre gübrelemenin önemi daha son yıllarda
anlaşılmaya başlanmıştır. Hem gübre üretimi
(biyogübreler)
hem de gübrelerden etkin faydalanabilen bitkilerin
geliştirilmesi için biyoteknolojinin katkısı inkar edilemez bir
gerçektir. Bu sitede daha çok besin elementleri ve bitkilerce
alım mekanizmalarının biyoteknolojiyle ilişkileri üzerinde
durulacaktır. Örneğin; demir (Fe) noksanlığı şartlarında daha az
olumsuz etkilenen bitkiler ile toksik seviyede element (örnek:
bor ve ağır metaller) içeren topraklarda yetiştirilen bitkilerin
daha az zarar görmesi gibi konuların çoğu genetik mekanizma ile
ve sonuçta biyoteknoloji ile ilişkilidir. Bu sitede demir, çinko
elementleri ve özellikle bor (B) elementi üzerinde durulacaktır.
Yaklaşık 9 yıldır bor elementi (B) ve
bitkilerce alımı üzerine çalışmaktayız. ABD California
Üniversitesi'nden Prof. Dr. Norman Terry ile bu alanda işbirliği
yapmaktayız. Halen bor elementini kökleriyle almayan veya
aldığı halde bordan zarar görmeyen bazı bitki türlerini tespit
etmiş durumdayız. Bu konuda yeni bir yayınımız ve temelde borla ilgili olmak üzere diğer element
ve gübrelerle ilgili konular
Bor ve
element alımı sayfamızda detaylı
işlenmektedir.
Bu siteyle temel amaçlarımız Türkiye’nin biyoteknolojiden faydalanabilmesi için gerekli bilgi alt yapısını sağlamak ve sonuçta Anadolu’ya has bitki gen kaynaklarımızın korunması, tarıma ve endüstriye kazandırılması, gıda güvenliğinin sağlanması, enerji ihtiyacının karşılanması, biyoteknolojik ürünlerde dışa bağımlılıktan kurtulmak için bitki biyoteknolojisi alanında bilgilendirme sağlamak ve çalışmaktır. Bunlara hizmet etmek için ilgili öğrencilere destek olmak ve diğer amatör veya ticari ilgililer ile üreticilere temel bilgiler vermek gerekmektedir. Çünkü bilgi paylaştıkça çoğalacaktır.
Bu Site konuyla ilgili HERKESE AÇIKTIR. Burada
verilen bilgilerin dışında bilgi talebi olanlar hiç çekinmeden
İletişim
kısmında verilen adreslerden bizlere ulaşabilirler.
Ekim, 2011
Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu
Mehmet Babaoğlu- Biyografi ve Akademik
Faaliyetler (Biography and Academic Activities)**
Mevcut adres: KOP İdaresi Başkanlığı, Konya
Önceki adres: Selçuk Üniversitesi,
Ziraat Fakültesi, 42075 Kampüs, Konya, Türkiye
'Açık Yürekle Konuşan Düşman İçten Pazarlıklı Dosttan İyidir'
Dün yaptığınız şey size hala çok iyi gözüküyorsa, bugün yeterli değilsiniz demektir (Earle Wilson)
© Copyright -Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu - www.biyoteknoloji.gen.tr- www.mehmetbabaoglu.gen.tr 7 Kasım 2007'den itibaren
|
|||